Erdi BUYURAN
SİTE SAHİBİ
    
TEŞEKKÜRLER: +154/-0
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Nerden: İstanbul
Yaş: 20
Mesaj Sayısı: 1189
O şimdi Asker...
Kan Grubum:
|
 |
|
|
Tarihi Köyümüzün bulunduğu bölgedeki tarihi kalıntılardan,2000 yıl ve daha öncesinde insanların bu çevrede yaşadığı bilinmektedir.Çağlar öncesi medeniyetler köyümüzün EŞŞEK DERESİ mevkiinde DİREKLİKAYA dediğimiz oyma mezarı bize bırakmışlardır maalesef bu kaya mezarının önündeki sütun define avcıları denen kendini bilmez kişiler tarafından kırılmıştır bu tür oyma kaya mezarları KASTAMONU ve çevre vilayatlerinin bir çok yerinde daha bulunmaktadır.Ayrıca aynı medeniyetlerin izleri köyümüz içinde ve çevresinde KÖRİSTAN dediğimiz daha küçük çapta kaya mezarları bırakmışlardır.Bunlardan en önemlisi köyümüzün alt sokağında bulunan kaya mezarıdır.Bu mezarın bir ucunun harmana kadar gittiği,mağaranın devamında altından yapılma saban ve boyunduruk bulunduğu köyümüzün efsanesi olarak anlatılmaktadır.Köyün muhtelif yerlerinde yapılan kazılarda eski çağlara ait mezarlara rastlanıştır.Köyümüze ilk Türk kaflilesi tahminen 1500-1600 yıllarında yerleşmiştir.Köyümüzün örf,adet ve eski köy sakinlerinin lehçelerine göre bizim atalarımızın göçebe Türkmen aşiretlerinin kültürlerini anımsatmaktadır.Günümüz türkçesinde kullanılmayan ama öz Türkçe olduğundan emin olduğumuz pek çok kelime atalarımız tarafından bizlere azda olsa aktarılmıştır.Benim görüşebildiğim yaşlılardan dinlediğime göre köyümüzün yerinin sonradan buraya geldiğidir.Köyümüzün ilk kuruluş yeri bugünkü KARŞIKÖY dediğimiz pınar ve bu pınarın çevresinde bulunmaktaymış.Bu eski köyden kalıntı olarak sadece KARAÇALI bölgesindeki mezarlık günümüze kadar ulaşmıştır.İsmi harman ardı olarak bilinen bölgemizde,bu eski köy halkı tarafından kullanılan bir harman alanıdır.Köyümüzdeki bazı yaşlılar bu kalıntıları hatırlamaktadır.Burdan yapılan hesaba göre bahis konusu bu köy 1880-1900 yılları arasında terkedilmiştir.Terkedilen bu eski köyümüze ait yapıların 100-150 yıllık olduğu düşünülürse yaklaşık olarak tahminen 1600-1650 yıllarında atalarımızın buraya yerleştiğini söyleyebiliriz.Köyümüz cumhuriyet döneminde Boyabat a bağlıymış köyden büyük şehre gidenler,askere gidenler Boyabat yönüne gidiyorlarmış daha sonraki yıllarda Taşköprü ye ulaşım daha kolay olduğundan KASTAMONU TAŞKÖPRÜYE bağlanmıştır.Köyümüz uzun yıllar tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştır.1945 ve daha sonraki yıllarda göçlerle köyümüzden başta İstanbul olmak üzere Ankara ve İzmire yerleşim olmuştur.Köyümüzünde kışın çok az kişi ikamet etmekte olup yazın 100 -150 arasında nüfüsa sahip olmaktadır.
Alasökü adı nereden gelmiştir? Toponymie ilmi, yer adları üzerine kurulmuş bir bilim dalı. Avrupa lisanı ile isimlendirilmiş bu ilmin, Türkçe karşılığı “Yer isimleri bilimi” olarak verilmektedir. Toponymie ilmi çeşitli dallara da ayrılmaktadır. Topografik alanlar üzerinde kurulu yerleşim yerlerinin adları; yani dağ, bayır, tepe, ova, bel, yayla, sırt, v.s gibi arazilerdeki yer isimleri üzerine incelemelerde bulunan Toponymie ilmi dalına, “Oronymie” ismi verilmiştir. Deniz, ırmak, dere, çay, göl gibi yerlerin aldığı isimler üzerinde inceleme yapan Toponymie ilmi dalına ise “Hydronymie” denilmektedir. Tarih, etnoloji, arkeoloji ilim ve incelemelerinde sıkça kullanılan bir bilim dalı Toponymie.. Bu ilim sayesinde yer adlarından hareketle, o yerdeki göç hareketlerini, etnik yapıyı ve çeşitli tarih unsurlarını ortaya çıkarmak mümkün olabilmektedir. Anadolu’ya göçlerle gelen oğuz boylarının mesken tuttukları yerlere göre boy, soy, şöhretli kişi adları vermelerinden hareketle, bulunduğumuz zamandan geriye doğru, insan ve topluluk menşe’leri hakkında, bunların tarihleri ve zamanlarına ait bilgiler, Toponymie ilmi vesilesiyle incelenebilmektedir. Anadolu’daki yer adlarını inceleyen Toponymie bilimine yatkın bilim adamlarımız; Anadolu yer adlarının Türk ve yabancı diller kökenli olmak üzere iki gurupta toplandığını tespit etmişlerdir. Anadolu sınırlarında bulunan yer adlarının genelde yabancı kökenli dillerden geldiğini, merkeze yöneldikçe yer adlarının, tam***** yakınının Türkçe kökenli adlar olduğu belirlenmiştir. Anadolu’daki yer adlarının, öz Türkçeyi içinde barındırdığı ve arı-duru / bozulmamış / yozlaşmamış! Türkçe olarak, kendini yüz yıllardır muhafaza ettiği gözlemlenmiştir. Köyümüzün adı olan “Alasökü” adının Anadolu’ya gelen oğuz boylarının kullandığı ve yaşadıkları bölgeleri tanımlarken verdiği adlardan olduğu, bu bilim adamlarınca kabul edilmektedir. Genelde orman bölgelerinde kurulu köylerde, bilhassa ormanları ile meşhur; Kastamonu, Sinop, Zonguldak, Bolu, v.s şehirlerimizin sınırları içersinde yer alan köy adlarında, sıkça kullanılan “Sökü” adının da böyle verildiği tespit edilmiştir. Sökmek kelimesinden gelen “Sökü” adı; ormandan yer açıp orada tarla edinen oğuz boylarının, o yerleşim yerindeki varlığını yansıttığı; bundan dolayı bu orman tabiatının yoğun olduğu şehirlere ait bölgede yurt kuran oğuz boylarının, yaşadıkları bu mekânlara; Kozsökü, Ortasökü, Sulusökü, Aşağısökü, Avlağısökü, Güzsökü, söküveren, v.b benzer adlar verdikleritespit edilmiştir. Köyümüzün ismi olan “Alasökü” adının da, burada yurt tutan oğuz boylarından, bizlere miras kalan kültürel bir değer olduğu anlaşılmaktadır. Muhtemelen tam tepe zirvesinde olan “Alasökü” oğuz boylarının burayı mesken edinmesinden sonra ormandan açılan tarlalar yoluyla iskana elverişli hale getirilmiş, bu yüzden adını “Sökü” olarak aldığı; müteakiben her mevsimde tam tepe zirvesinde, orman içindeki çeşitli tarla renkleri ile bezenmesi nedeniyle, yine oğuz boylarında çokça kullanılan “Ala” sıfat tamlamasıyla birlikte “Alasökü” adını aldığı kanaatindeyiz.
Kültür Köyün düğün ve eglencelerinde çalgı olarak tef ve davul zurna kullanılır.Yöresel yemek ve tatlıları Cizleme.Ayran comu,içiyaglı,saraylı,çevirme kebap, ter ekmek.su hamuru.keşkek,ummaç,külde incir uyuşturma,killik çorbası,un helvası vb. yemek ve tatlılardır...
Coğrafya [Alasökü köyü, Kastamonu iline 70 km, Taşköprü ilçesine 28 km uzaklıktadır. Bölgedeki en yüksek tepe olan Dikmen tepesi eteğinde bulunmaktadır.Saraycık dağına 6 km mesafededir. Kastamonu ilinin doğusunda yer alan Taşköprü ilçesi; Kastamonu ilinin en büyük ilçelerinden biridir. Yüzölçümü 1752 km2’ dir. İlçe merkezinin nüfusu 16.181, köy nüfusu 27.619 kişi olup toplam 43.800 nüfusa sahiptir.İlçeye adını veren taş köprü, Gökırmak üzerinde ve ilçe girişinde bulunmaktadır. İlçe girişindeki 68,5 mt. uzunluğunda ve yedi gözlü tarihi taş köprüden adını alan Taşköprü ilçesinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Çok çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Taşköprü’de; Gasgallar, Etiler, Dorlar, Paflagonyalılar, Kimerler, Lidyalılar, İranlılar, Kapadokyalılar, Helenler, Pontuslar, Bitinyalılar, Bizanslılar, Danişmend’liler, Çobanoğulları ve en son olarak Osmanlılar bu yörede hüküm sürmüşlerdir. Taşköprü, 1211 yılında Selçuklu Emiri Hüsamettin Çoban tarafından fethedilmiş, Osmanlılar devletinde kadılık sistemi ileyönetilmiş, 1868 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. Taşköprü ilçesine bağlı köyler arasında olan Alasökü köyü, Taşköprü ilçesinin doğusunda, Sinop il sınırında yer almaktadır. Taşköprü ile Alasökü arası yaklaşık otuz kilometredir. Yollarının elverişsiz olması nedeniyle ilçe ile köy arası takribi yarım saat sürmektedir. Alasökü köyü ve çevresindeki köylerdeki kaya mezarları buraların antik çağlardan beri yerleşim yerleri olduğunu göstermektedir. Bin iki yüz’lü yıllarda Taşköprü ilçesinin; Selçuklular tarafından fethedilmesinden sonra bölgeye yerleşmeye başlayan oğuz boyları, ormanlık topografyadaki alanlardan elde ettiği tarlalar sayesinde yaşam sürmeye başlamıştır. Bir orman köyü olan Alasökü tamamen ormana dayalı ziraatla geçimini sürdürmüştür. Taşköprü ilçesine uç bir mevkide olması Alasökü köyünün gelişmesini engellemiştir. Köye gelen hizmetlerden en son yararlanan Alasökü, coğrafyasının verdiği ortamdan hem dertli hem mutludur. Ana yerleşim merkezlerine uzaklığı ve dağlık arazi olması gelişmesine bir engel teşkil ederken; bu uzaklığın neticesi, tabii dokusu olan ormanlarının tahrip edilmemesini sağlamıştır. Alasökü sahip olduğu en büyük değer olan ormana dayalı kalkınma uygulamaları ile geri kalmışlığını yıkacağı günleri gözlemektedir.
İklim Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.
Nüfus Yıllara göre köy nüfus verileri 2009 20 2000 29 1997 54
Ekonomi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa ve Emekli Maaşına dayalıdır.
Muhtarlık Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2009 - Yaşar Göksu 2004 - Osman Duman 1999 - Osman Duman 1994 - Yaşar Göksü 1989 - Cemal Çilingir 1984 - Altyapı bilgileri Köyde ilköğretim okulu cumhuriyetin ilk yıllarında bulunmaktaydı fakat azalan nüfus yüzünden kapanmıştır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Yangın deposumevcuttur.Her türlü Gsm şirketlerinin baz istasyonu çevresine yakındır.
|